• slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
Duyurular
İzmir Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 5,9334   5,9441
EURO 6,5369   6,5487
       
Özlü Sözler
Hiçbir şey ayağınıza gelmez; en azından iyi olan hiçbirşey. Herşeyi gidip almanız gerekir.
Sponsorlarımız
Ziyaretçi Bilgileri
Bugün: 47
Dün: 64
Toplam: 12934
Aliağa' da Yaşanmış İş Kazaları Araştırmaları ve İstatistikleri

BASINA VE KAMUOYUNA     

 

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre; Dünyada her yıl işle ilgili kaza ve hastalıklar sonucunda 2.3 milyondan fazla kişinin hayatını kaybettiği ve 300 milyondan fazla iş kazasının meydana geldiği tahmin edilmektedir.

 

Türkiye' de ise 2013 yılında 191.389 kazada 1.360 kişi ( Aliağa 7 Kişi)

2014 yılında 221.336 kazada 1.626 kişi ( Aliağa 5 Kişi)

2015 yılında 241.547 kazada 1.252 kişi ( Aliağa 6 Kişi)

2016 yılında 286.068 kazada 1.405 kişi ( Aliağa 8 Kişi)

2017 yılında 359.766 kazada 1.636 kişi ( Aliağa 14 Kişi)

2018 yılında SGK verileri açıklanmamıştır. ( Aliağa 11 Kişi) çalışırken hayatını kaybetmiştir.

 

 

Ülkemize ait veriler SGK verilerinde oluşmakta ve kayıt dışı çalışanlar, tarım işçileri gibi kişilerin ölümlü kaza istatistikleri bu verilerde yer almamaktadır.

Türkiye'de her gün ortalama 985 iş kazası oluyor, her gün 5 çalışanımız hayatını kaybediyor, 6 çalışanımız ise sürekli iş göremez hale geliyor. Oysa iş kazalarının yüzde 98’ i ve meslek hastalıklarının yüzde 100'i önlenebilir durumdadır. Aliağa’ da yaşanan kazalar incelendiğinde bu kazaların hepsinin aslında önlenebilir olduğu görmekteyiz. Ancak her zaman ki gibi suçlu olarak “eğitimleri hiç verilmemiş, tedbirler uygun alınmamış, acil durum ve müdahale planları olmayan işyerlerinde, uygun olmayan ekipman ve ortamlarda çalıştırılan çalışanlar” adres gösterilerek kolaya kaçılmıştır.

 

ARAŞTIRMA VE İSTATİSTİKLERDE İLİŞKİN ÖZETLER

1-    Aliağa’ da son dokuz yıl içerisinde ölümlerin en çok 2017 ve 2018 yıllarında olduğu görülmektedir.

2-    2010 yılı ile 2018 yılı arasında ölümlü iş kazalarının 3 katı bir artış gösterdiği görülmüştür.

3-    Türkiye’ de her yıl, nüfusa oranla her 100.000 kişide yaklaşık 2 kişi iş kazalarında ölürken, Aliağa’ da her 100.000 kişide; 2015 yılında yaklaşık 5 kişi, 2016 yılında yaklaşık 7 kişi, 2017 yılında yaklaşık 13 kişi, 2018 yılında ise yaklaşık 12 kişinin iş kazalarında öldüğü görülmüştür. Aliağa’nın her 100.000 de iş kazasında ölenlerin sayısı Türkiye ortalamalarının çok üzerindedir.

4-    9 yılda iş kazasında ölen çalışanların %33’ ünün bir malzeme veya ekipman altında kalmak suretiyle ezilerek öldükleri, %22’ sinin ise yüksekten düşmek suretiyle oluştuğu görülmüştür.

5-    Sektörlere göre değerlendirmek gerekirse; Aliağa’ da ölümlü iş kazalarının %37 ile metal/demir çelik sektöründe, %25 ile Gemi geri dönüşüm sektöründe, %16 ile Kimya sanayisi izlemektedir. Bu oranları %16 ile inşaat/yol sektörü izlemektedir.

6-    İş kazaları sonucu son 9 yılda ölen çalışanların %81’ i sendikasız çalışanlardan, %19’ unun ise sendikalı çalışanlardan oluştuğu görülmektedir.

7-    2010-2018 yılları arasında İş kazasında ölenlerin yaş gruplarına bakıldığında %69’ unun 28-49 yaş grubu, %15’ inin 18-25 yaş grubu olduğu, %11’ inin ise 50 yaş ve üzeri grubunda olduğu görülmektedir.

8-    Aliağa Bölgesinde 2018 yılında ölümlü/yaralanmalı tüm iş kazalarının oluş saatlerine bakıldığında; 1628 kaza oluşmuş, bu kazaların 202’ si saat 11.00’ da, 181’ inin ise 14.00’ da gerçekleştiği görülmektedir.

9-    Aliağa Bölgesinde 2018 yılında ölümlü/yaralanmalı tüm iş kazalarının günlere göre bakıldığında; 304 kişi ile Çarşamba günleri en çok kaza gerçekleşmiştir.

10- Aliağa Bölgesinde 2018 yılında ölümlü/yaralanmalı tüm iş kazalarının yaş gruplarına bakıldığında; en yüksek sayısının 28-50 yaş aralığındaki çalışanların 951 kişi olduğu (%56) görülmektedir.

 

Aliağa’ da iş kazalarının yaşanmaması için iş güvenliğinin tüm taraflarına görevler düşmektedir. Bakanlık, işverenler, çalışanlar, iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleri ile toplum unsurları (STK’lar, sendikalar) birlikte hareket ederse iş kazaları gerçek anlamda önlenecektir.

 

BAKANLIK (AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI)

 

1.    Bakanlık sektörlerin tehlike sınıfları ve iş kazalarının oluştuğu alanlara yönelik daha fazla denetimler gerçekleştirmeli, bu denetimler sadece bir tespit unsuru olarak değil o işyerine rehberlik ederek düzeltici faaliyetleri de önerecek nitelikte olmalıdır.

2.    Ülkemizde iş kanunları ve yönetmelikler, diğer ülkelerden alınarak çevirisi yapılıp uygulanmaya çalışılmaktadır. Bu kanun ve yönetmelikler Türkiye’nin sosyal gerçekleri, çalışanların iş güvenliği kültürü ve çalışma hayatının sorunları ile örtüşen nitelikte olmalıdır.

3.    Bakanlığın tüm iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yaklaşımlarında reaktif değil proaktif yaklaşımları harekete geçirecek faaliyetler yürütmelidir.

4.    Türkiye’ de yasa gereği iş yerlerinde çalışan iş güvenliği uzmanları, bağımsız olarak çalışamamaktadır. Ücretini aldıkları işyerlerinde yaşanacak sorunları bakanlığa bildirmeleri istenen uygulanabilir olmayan bir sistem bulunmaktadır.

5.    Az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde (50’ den az çalışan) işverenlerin basit bir eğitim alarak iş güvenliği hizmetlerini yürütmeleri beklenmektedir.

6.    İş kazalarının ve meslek hastalıklarının azalması için temelde tüm okulların müfredatlarına iş sağlığı ve güvenliğinin girmesi ile mümkün olacaktır. Halen böyle bir çalışma tamamlanmış değildir.

7.    İşyerlerinde ciddi ve yakın bir tehlike oluştuğunda görevli iş güvenliği uzmanlarının iş durdurma yetkileri bulunmamaktadır. Bu tür durumlar için kanunlarda iş güvenliği uzmanlarına işi durdurma yetkisi verilmelidir. İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında tüm sorumluluk işverene aitken bir kaza olduğunda iş durdurma yetkisi dahi olmayan bir iş güvenliği uzmanı günah keçisi ilan edilmektedir.

 

İŞVERENLER

1.    İşverenler iş sağlığı ve güvenliği ilgili kanun ve yönetmelikleri tam anlamıyla işyerlerinde uygulamalıdırlar.

2.    İşyerinde alınan tedbirlerine uyulup uyulmadığını izleyip, denetleyip, uygunsuzlukları hemen gidermelidir.

3.    Çalışanlara verilecek eğitimleri; kağıt üzerinde değil, çalışanlarda bir bilinç ve iş güvenliği kültürü oluşacak seviyede teorik ve uygulamalı olarak vermelidir.

4.    İşyerlerinde bulunan ekipmanların zamanın teknolojisine ve değişen şartlara uygun hale getirerek makine ve teçhizatlardan kaynaklanan kazaları önlemelidir.

5.    İş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkileri ile ilgili faktörleri kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikaları geliştirerek bunları uygulamalıdır.

6.    İşyerlerinde son çare olan kişisel koruyucu donanımlar iş kazalarını önlemediği görülmektedir. Toplu korunmayı, tehlikelerin kaynağında yok edilmesi metodunu önceliklendirip bu çalışmalar sonunda bir risk kalmışsa kişisel koruyucu donanımların kullanılmasına geçilmelidir.

 

ÇALIŞANLAR

1.    Çalışanlar işverenlerinin, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kurallara tam manasıyla uymalı, sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemelidir.

2.    Çalışanlar kendilerine verilen özel ve genel kişisel koruyucu donanımlarını eksiksiz kullanmalıdırlar.

3.    İş yerlerinde iş güvenliği ile ilgili bir ciddi ve yakın tehlike gördüklerinde veya koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde yetkililere bildirmeleri gerekmektedir.

4.    Çalışanların ciddi yakın bir tehlike ile karşılaştığında işverenine ve işyeri çalışan temsilcisine haber vererek “yasadan gelen hakkı olan” çalışmaktan kaçınma hakkını mutlaka kullanmalıdır.(6331 sayılı İş kanunu, Madde.13)

 

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARI

1.    İşyerlerinde görevli iş güvenliği uzmanları; işlerin planlanması, organizasyonu, uygulanması, kişisel koruyucu donanım seçiminde işverenlerine doğru ve etkin rehberlik etmelidir.

2.    İşyerlerinde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarının nedenlerini araştırıp tekrarlanmaması için önerilerde bulunarak bu konuda iş sağlığı ve güvenliği kurullarını harekete geçirip etkin şekilde rol almalıdır.

3.    İş güvenliği uzmanları değişen kanun ve yönetmelikler, iş organizasyonu ve teknolojik yenilikler gibi konularda kendi mesleki gelişimlerini artırarak iş kazalarının ve meslek hastalıklarının azaltılması hususunda işverenlere önerilerde bulunmalıdır.

4.    Çalışanların iş güvenliği eğitimlerinin planlanmasında iş yerinin riskleri uygun, etkili, uygulanabilir, çalışanlarda iş güvenliği kültürü oluşturacak nitelikte bir plan hazırlayarak işverenlerine bu konuda rehberlik etmelidirler.

 

TOPLUM / STK’LAR /SENDİKALAR

1.  İş sağlığı ve güvenliği sosyal tarafların tümünün katkısını gerektiren disiplinler arası bir alandır. Bu kapsamlı ve özgün yapısına rağmen, toplumumuz gündemine iş kazaları gündeme girmekte ve girdiği hızla da yeni bir iş kazasına kadar gündemden düşmektedir. Toplum bilincinin tüm taraflar tarafından arttırılması, toplumun iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemede bir güç olduğu vurgulanmalıdır.

2.  İş sağlığı ve güvenliği konusunda sendikaların ayrı bir önemi bulunmaktadır. Zira sendikalar, gerek örgütlendikleri işyerlerindeki pazarlık güçleri, gerek bir sivil toplum kuruluşu olarak toplumu harekete geçirme kabiliyetleri sebebiyle, iş sağlığı ve güvenliğinin yerleşmesinde katkı anlamında daha ciddi katkılar koyması beklenmektedir. Bu çalışmalarda sendikaların anayasal güvenceye sahip toplu sözleşme özerkliği gereği normatif hüküm koyabilme imkânlarının, örgütlü yapılarının, üyelerini bir araya getirebildikleri sendika içi yapıların ve ekonomik güçlerinin iş sağlığı ve güvenliği alanına yapacağı katkı çok değerli ve önemlidir. Türkiye genelinde ölümlü iş kazası geçirenlerin %98’ i sendikasız çalışanlardan oluşmakta, %2’ si sendikalı çalışanlardan oluşmaktadır. Ancak Aliağa’ da son 9 yılda yaşanan ölümlü iş kazalarının %18’ i sendikalı çalışanlardan oluşmaktadır. Bu veriler bizlere göstermektedir ki Aliağa’ da sendikalar çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusunda daha duyarlı ve etkin rol almaları gerekmektedir.

3. İş sağlığı ve iş güvenliği alanına ilişkin düzenlemelerin ve denetimin yalnızca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülmesi, doğru kararların alınmasının önünde bir engeldir. Bu nedenle düzenleme ve denetleme; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yanında, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, sendikalar ve STK’lardan oluşan idari ve mali yönden özerk bir birim tarafından yerine getirilmelidir. Çalışma yaşamına ilişkin tüm düzenlemeler bu birim tarafından planlanmalı, değerlendirilmeli ve yön verilmelidir.


Okunma Sayısı: 264


18.232.51.247








DİĞER HABERLER

© Copyright 2019  V4.0 Tüm Hakları Saklıdır. Hazır Dernek Sitesi
Top